Bahsedeceğim bu hikaye "Anadolu Parsı"nın hikayesi. Halk arasında "Anadolu Panteri" ya da "Anadolu Leoparı"... Bir zamanlar Anadolu'da yaşayan, boyu 2 buçuk metre, ağırlığı 100 kiloya ulaşabilen dev kediler. Bu kedileri, yani kendilerine yurt olarak Anadolumuzu seçmiş olan bu hayvanları, son çekilmiş resimleriyle birlikte anlatmaya çalışacağım. Yani amacım hep boş boş şeyler değil; nadiren de olsa bu tip saçma olmayan yazılarla, sizleri kendi kültür seviyeme yetiştirebilmek :) Ayrıca, ısrarla sonuna kadar okumanızı istediğim nadir yazılarımdandır. Okuduktan sonra "İyi ki okudum lan" diyeceksiniz. Sanırım :)Öncelikle bu eski dostumuzun ilk pati izleri, tam 400 yıl öncesine kadar dayanıyormuş. Yani 400 yıldır Anadolu'da yaşamını sürdürüyormuş bu hayvanlar. Ta ki 1970'li yılların ortalarına kadar. Evet, henüz son pantere gelmeden, onların acı hikayelerine biraz daha yakından bakalım.

Belirttiğim gibi, ilk Anadolu parsı bundan 250 ile 400 yıl arası öncesinde Anadolu'ya Afrika üzerinden geçiş yapmış. Bir şekilde Anadolu'ya uyum sağlamış. Bu arada uyum sağlayanlar sadece pars değil; aslan, çita ve leopar gibi hayvanlar da 100 yıl öncesine kadar Anadolu'nun dağlarında yaşıyormuş, "-muş" eki ile bir cümle bitirdim dikkat ederseniz; artık yoklar. Olsalarmış, şimdilerde kapıyı açınca karşımıza çıkan sokak köpekleri yerine, sokak aslanlarına filan rastlayabilirdik. Biraz abarttım sanırım. Neyse.
Aşağıdaki fotoğraflar 1900'lü yılların ortalarına doğru çekilmiş. Birçok şeref yoksunu insan, bu hayvanları katletmiş, onlarla fotoğraflar çekilebilmiş.
Mesela, aşağıdaki resimde göreceğiniz Mantolu Hasan, tam 15 parsın katiliymiş. Zaten Anadolu parsına onun zarar verdiği kadar başka kimse zarar vermemiş.
Ve yavaş yavaş son panterlere doğru gelelim. Önce 1967'de katledilen panterden bahsedelim. Bildiğimiz Bolu Dağı'nda bir panter, avcılar tarafından vuruluyor, daha sonra leşi samanla doldurulup, para karşılığı insanlara gösteriliyor.
 

 
Make a Free Website with Yola.